Gençlerin Çok Girip Çıktığı Popüler Bir Paylaşım Sitesinde Atatürk Konusunda Kendini Bilmez Yorumlar Yapan, Her Suçu Atatürk’e Yüklemeye Çalışan ve Kendini Marksist Tabir Eden İşbirlikçiye Verdiğimiz Cevap!

Yorumlarınızı okudum. Sizi daha kibar ve daha az saldırgan cevaplar vermeye davet ediyorum. Herkes sizin gibi düşünmek durumunda olamaz. Bu ülkede bölücülük yapanlar, PKK paçavrası sallayanlar, Türk kadınının geleneksel başörtüsünü ılımlı İslam projesi doğrultusunda “Türban” adlı bir siyasi simgeye çevirenler. Vs. diyenler insan hakları çerçevesinde onaylanırken, Vatan, Millet, Atatürk diyenler Şovenistlikle suçlanamaz. İnsanın kendi memleketine değer vermesi, kendi değerlerine sahip çıkması sağlıklı bir sosyolojik bünyeye işaret eder. Tam tersi bir durum bugün dünya siyasetine yön veren ülkelerde değil, bu ülkelerin divide and empera (Böl ve Hükmet) siyaseti çerçevesinde gizli açık operasyonlar sürdürdükleri ülkelerde görülmektedir. Siz ABD’nin 4 senede bir 4 Temmuz’a tesadüf eden gün Anglo-sakson kökenden olmayan Hispanik, Asyatik ve Afro-Amerikan vatandaşlarına bağlılık yemini ettirdiğini biliyor musunuz! Fransa Devletinin ısrarla Ulus-Devlet olgusunu savunması, kültürünü ve dilini özenle koruması-yayması, kendisi bir ırklar konglomerası olan ABD’nin Amerikan Ulusu’nu yaratması; buna karşılık Türkiye’ye mozaik zihniyetinin yerleştirilmesi, federasyon taleplerinin dayatılması ne acıdır! 19. ve 20. Asırda ülkeler işgal eden Askeri temelli emperyalizm Mustafa Kemal Paşa’nın attığı tokattan ders almış ve yeni yüzüyle ortaya çıkmıştır. Çok Uluslu şirketlerin öncülüğündeki Yeni Emperyalizm “Küreselleşme” ismiyle önümüze sunulmaktadır. Gerçekte yapılan ise ilk aşamada Kültürel ve Ekonomik olarak bağımlı devletler yaratıp milletleri köle yığınlar haline dönüştürmektir. Şüphesiz bu iki amaç gerçekleştiğinde söz konusu coğrafyaları askeri olarak da ele geçirmek işten bile değildir. Hatta buna çoğu zaman gerek görülmez, çünkü bu bağımlı devletlerin başlarına kendi adamlarını getirmekte, bir taşla sürüsüne bereket kuş avlamaktadırlar. Sürekli Atatürk ve Atatürk’le ilgili şeyler konusunda saldırı halindesiniz. Sivil Örümceğin Ağına mı düştünüz yoksa? Atatürk konusundaki yorumlarınızın Atlantik ötesinden ve Brüksel havalilerinden yapılan yorumlar (artık M.Kemal’i bırakın cinsinden)ve AKP Hükümetine verilen direktiflerle ve onların yorumlarıyla paralellik arz etmesi de dikkatimi çekmedi diyemem… Söz konusu direktifleri verenlerin bugün Emperyalizmin en önemli uygulayıcıları oldukları konusuna da dikkatinizi çekerim. Ali Kemal’in de ağzı sizin gibi çok laf yapmaktaydı, lakin sıkı bir İngiliz hempası idi kendileri. Şimdi “Siviller” NGO’cu ağabeylerinden aldıkları öğütlerle bu görevi üstlenmiş gibi…

1991 Yılında dönemin Almanya Dış İşleri Bakanı Hans Dietrich Gencher “Türkiye için Yugoslavya modeli öngörülmektedir.” demiştir. Yugoslavya’nın yerinde bugün birbirine düşman kaç emperyalistlere bağımlı devletçik vardır? Bu açıklamayı bugünün Türkiyesi açısından değerlendirebiliyor musunuz?

Türk tarihini tam anlamıyla hazmedemeden, Atatürk ve Devrimleri konusunda yapılabilecek yorumlar yanlış noktalara kayabilir ve kişiler farkında olup olmadan Emperyalizmin borazanlığını üstlenebilirler. İnsanlık tarihinin tümü askerlik üzerine olmayabilir, ancak savaş güdüsü insanın doğasında vardır ve insanlık tarihinde askeri hadiseler tayin edici rolleri, çoğu zaman üstlenmiştir. Temeli askeri olmasa bile son adımı askeri olan birçok hadise tarihe yön vermiştir. Özelde Türk tarihi için konuşursak. Temelde göçebe at besleyicisi olan Türk kabilelerinde savaş ve askerlik işlerine verilen önem, yaşam şekli değişse bile, toplumun genlerine işlemiş sosyolojik bir gerçektir. Orta Asya bozkırlarından gelen gelenekle askeri kesim Türk toplumunda devletin temeli olmuş, Osmanlı Devlet teşkilatında divan üyelerinin büyük kısmı da dâhil olmak üzere büyük bir kitle “askeri” kesim adı altında vasıflandırılmıştır. Osmanlılarda askeri kesim üyesi olmak diğer Türk devletlerinde olduğu gibi yükselmeyi ve devlet kaderine hâkim olmayı ifade eder. Psikolojinin Liderlik konusunda ortaya koyduğu en önemli yaklaşımlardan olan Durumsal yaklaşıma göre Liderleri şartlar yaratır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşının yaralarının sarılmaya çalışıldığı bir coğrafyada doğan, 1897’de kazanılan Dömeke Yunan savaşının masada kaybedildiğinin görüldüğü bir siyasi atmosferde büyüyen, Balkanlardaki çete savaşlarına şahit olan bir insanın, askerliği genlere etki etmiş bir toplumda askerliği seçip yükselmemesi düşünülemez. “Biz batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.” diyen Atatürk’ü gerçekten anlayınız! Atatürk’ün asker olması, askere verilen önem sizi rahatsız etmesin. Türk ordusunun Türk toplumunun yapısından gelen tarihi rolünü bilen ve bu tür bir önemden rahatsız olanların B.O.P. önündeki en büyük engel olarak gördükleri ordumuza bulabildikleri her şeyle saldırdıkları, Silivri’de bir toplama kampı ile bir polis devleti yaratıldığı gözümüzden kaçmamaktadır. Türban ve benzeri konuları saldırı olarak görüyorsunuz. Biz herkesin istediği şekilde hareket tarzını benimsediği bir serbestliği doğru buluyoruz. Ancak B.O.P veya G.O.P’u eşbaşkan olarak savunanların gittiği yolu,liderlerinin ABD’de CIA tarafından korunduğu bir oluşumu ve Ilımlı İslam Projesi çerçevesinde oynanan oyunları doğru bulmuyoruz! Başbakan olmadan önce oval ofiste icazet alanları, Obama’nın TBMM’de verdiği direktifler doğrultusunda açılımlar yapanları sevemiyoruz! Hele hele Liberalizmden bahsedip te Emperyal güçlerin borazanı olanları ve 1995 gümrük birliği anlaşmasından sonra batının çok uluslu şirketlerinin denetimine girmiş holdinglerin yayın organlarından edindikleriyle fikri alt yapısını oluşturanlardan hiç hazetmiyoruz. George Santayana’nın dediği gibi “Tarihinden ders almayan Milletler onu bir kez daha yaşamak zorunda kalırlar”. Ya da durumunuzu daha iyi anlamanız için Atatürk’ün bir tespiti: “Yabancı bir devletin yardım ve koruyuculuğunu kabul etmek insanlık vasıflarından mahrum olmayı, acizlik ve çaresizliği itiraftan başka bir şey değildir. Gerçekten bu duruma düşmemiş olanların, isteyerek başlarına yabancı bir efendi getirmelerine ihtimal verilemez.”

“Önemli olan, ülkeyi temelinden yıkan, milleti esir ettiren İÇ CEPHE’NİN susturulmasıdır. Bu gerçeği bizden daha iyi bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve halen de çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarılı da olmuşlardır. Gerçekten de ‘KALEYİ İÇERİDEN ALMAK DIŞARIDAN ZORLAMAKTAN ÇOK DAHA KOLAYDIR.’

Temel olan İÇ CEPHEDİR. Bu cephe, bütün yurdun, bütün ulusun meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silahlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, yenilebilir; ama bu durum hiçbir zaman bir ülkeyi, bir ulusu yok edemez. Önemli olan ülkeyi temelinden yıkan, ulusu tutsak kıldıran İÇ CEPHE’NİN çökmesidir.”

Biz 3 kişi de 5 kişi de kalsak gaflet, dalalet ve İHANET içerisinde olacakların karşısında olacağız. Bu memlekette Atatürkçülük oyunu oynayanlardan saymayınız bizleri!

Her aksaklığı Atatürk ve Devrimlerine yüklemek, niyet kötü ise ihanetin; safça yapılıyorsa cahil cesaretinin belirtisidir! Yakın tarihi iyice incelemeden, 11 Kasım 1938’den itibaren “Atatürkçüyüz” diye diye sahneye konulan karşı devrim hadisesinden bihaber olarak yapılan yorumlar sakattır, zehirlidir! Size onlarca eser tavsiye edebilirim, ama hiç okumadıysanız Prof. Çetin Yetkin’in “Karşı Devrim 1939-1945” adlı eserini okuyun da konu hakkında bilginiz olsun!

Hz. Peygamberimiz (S.A.V.)’in bir hadis-i şerif’inde dedikleri gibi “Hubbül Vatan, Minne’l İman” (Vatan Sevgisi İmandandır). Bana tuttuğunuz aynayı kendinize çevirmek zahmetinde bulunursanız belki de bir İŞBİRLİKÇİ göreceksiniz!

CAHİT ALPTEKİN

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s